Özgür Erdursun binlerce kişiyi uyardı: SGK tespit ederse sorun yaşarsınız

Özgür Erdursun binlerce kişiyi uyardı: SGK tespit ederse sorun yaşarsınız

Aile işletmelerinde eşin, çocuğun ya da diğer akrabaların iş yerinde çalışması oldukça yaygındır. Ancak SGK açısından aile bağının tek başına sigortalılık için yeterli olmadığı gibi, yıllarca prim ödenmiş olması da otomatik olarak her bildirimin geçerli sayılacağı anlamına gelmez. Özellikle emeklilik döneminde geçmiş hizmetlerin incelenmesiyle birlikte, “Eşimi kendi iş yerimde sigortalı gösterebilir miyim?” sorusu önemli hukuki ve mali sonuçlar doğurabilir. Hangi koşullarda eşin sigortalılığı geçerli, hangi durumlarda bildirilen günler emeklilik hesaplamasında dikkate alınmayabilir? SGK uzmanı Özgür Erdursun, Dünya gazetesindeki köşesinde bu merak edilen soruları yanıtladı.

İşte SGK mevzuatı açısından önem taşıyan detaylar…

İşveren eşini kendi iş yerinde sigortalı gösterebilir mi? Eş adına SGK’ya bildirilen günler ve ödenen primler emeklilik hesabında geçerli olur mu?

Erdursun’a göre bu sorunun cevabı özellikle emeklilik aşamasında büyük önem taşıyor. Çünkü SGK’ya işe giriş bildirgesi verilmiş ve yıllarca prim ödenmiş olması, o kişinin sigortalılığının her durumda geçerli olduğu anlamına gelmez.

Eşin gerçekten çalışıp çalışmadığı ve ücret alıp almadığı konusuna değinen Erdursun,

“5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda işverenin iş yerinde

Buradaki en önemli kelime “ücretsiz.”

Eğer eş, işveren olan eşinin iş yerinde gerçekten çalışıyor, bu çalışmasının karşılığında ücret alıyorsa ve ödenen ücret iş yeri kayıtlarına uygun şekilde yansıtılıyorsa sigortalı sayılması mümkündür.” dedi.

Erdursun, yalnızca eş olmanın sigortalılığa engel olmadığını vurguladı.

Erdursun’un yazısında cevapladığı sorular şöyle:

“Sorun, gerçekte çalışma ve ücret ilişkisi olmadığı halde eşin yalnızca sigortalılık günü kazanması veya emeklilik şartlarını sağlaması amacıyla SGK’ya bildirilmesi halinde ortaya çıkıyor.

Özellikle emeklilik başvurusu sırasında veya SGK tarafından yapılabilecek incelemelerde fiili çalışmanın bulunmadığının ya da eşe gerçekte ücret ödenmediğinin tespit edilmesi halinde bildirilen hizmetlerin geçerliliği tartışılabilir.

Bu nedenle mesele “Eşimi kendi iş yerimden sigortalı gösterebilir miyim?” soru­suyla sınırlı değildir.”

Anahtar soru şudur: Eş gerçekten ücret karşılığında çalışıyor mu?

Cevap evetse ve çalışma usulüne uygun şekilde kaydedilmişse, sadece eş olmak tek başına sigortalılığa engel teşkil etmez.

Burada bir başka önemli detay daha var. Kanunda işverenin yanında çalışan çocukları, annesi, babası ve kardeşleri için eşte olduğu gibi “ücretsiz çalışan” şeklinde özel bir sigorta istisnası öngörülmemiştir.

Bu kişiler hizmet akdine dayanarak çalışıyorlarsa kural olarak sigortalı olmaları gerekmektedir.

Ancak çocuklar bakımından medeni hukuk hükümlerinden kaynaklanan bazı özel durumların ayrıca dikkate alınması gerekmektedir. Özellikle küçüklerin anne veya babalarına ait işyerindeki çalışmalarında hizmet akdinin hukuken geçerliliği ayrıca değerlendirilmelidir.

Dolayısıyla aile bireyinin işyerinde çalışması tek başına “sigortası olmaz” sonucunu doğurmadığı gibi yalnızca SGK’ya bildirilmiş olması da her durumda geçerli bir sigortalılık oluşturmaz.

DİĞER HANGİLERİ SİGORTALI SAYILMIYOR?
Eşlerin sigortalılığı konusunda uygulamada en çok dikkat çeken örneklerden biri olduğunu belirten Erdursun, 5510 sayılı Kanunda sigortalı sayılmayanların bununla sınırlı olmadığını ifade etti. Kanu­nun bazı çalışma biçimlerini zorunlu sigortalılığın dışında tuttuğunu söyleyen Erdursun konuya ilişkin şunları aktardı:


– Aynı konutta yaşayan hısımlar arasında yapılan işler
Aynı konutta birlikte yaşayan ve üçüncü derece dahil olmak üzere hısım olan kişilerin aralarında dışarıdan başka bir kişi katılmaksızın konut içinde gerçekleştirdikleri işler nedeniyle çalışanlar sigortalı sayılmamaktadır.
Bununla birlikte işe dışarıdan bir kişinin katılması ya da hısımlık derecesinin kanunda belirtilen sınırın dışında kalması durumunda şartlar değişebilir. Konut bir işyeri niteliği kazanabileceğinden çalışanların sigortalılığı söz konusu olabilmektedir.
– Ev hizmetlerinde çalışanlar
Ev işleri; çamaşır yıkama, bulaşık yıkama, ütü yapma, temizlik yapma gibi günlük ev işlerini kapsamaktadır.
Ev hizmetlerinde çalışanların sigorta durumu açısından çalışma süresi ve şekli önemlidir. Ancak bu alandaki mevzuat zaman içerisinde değiştiğinden günümüzde yapılacak değerlendirmelerde 5510 sayılı Kanunun Ek 9’uncu maddesindeki özel düzenlemelerin dikkate alınması gerekmektedir. Dolayısıyla “evde çalışan kişi asla sigortalı olmaz” şeklindeki genel bir yaklaşım doğru değildir.
– Askerlik görevini yapanlar
Fiili askerlik hizmeti yapan kişiler açısından bazı özel hükümler bulunmaktadır. Askerlik süresince yapılan belli çalışmalar sigorta açısından geçerli kabul edilmeyebilir. Bununla birlikte askerlikten sayılmayan izin süreleri sırasında yapılan çalışmalar farklı sonuçlar doğurabilmektedir.
– Yabancı kuruluşlardan Türkiye’ye gönderilenler
Yabancı ülkede bulunan kuruluş tarafından o kuruluş adına geçici olarak Türkiye’ye gönderilen kişiler hakkında özel sosyal güvenlik kuralları uygulanmaktadır.
Kişinin geldiği ülke ile Türkiye arasında sosyal güvenlik sözleşmesinin olup olmadığı önemlidir.
– Uygulamalı eğitim kapsamında çalışan öğrenciler
Diploma ya da meslek okulları ile yetkili makamların izniyle kurulmuş okullardaki uygulamalarda bulunan öğrenciler bakımından özel hükümlere sahiptir.
– İşe alıştırılan hasta ve maluller
Sadece sağlık amaçlı rehabilitasyon süreçlerinde işe alıştırılan hasta ve malullerin yaptıkları çalışmalar genelde hizmet akdi olarak kabul edilmemektedir.
– Tarım ve orman sektöründe çalışanlar
Kamu idarelerinde çalışanlarla 5510 sayılı Kanu­nun Ek 5’inci maddesine tabi olanlar ayrıca değerlendirilmektedir; dolayısıyla tarım veya orman sektöründe faaliyet gösterenlerin durumu tek başına belirleyici olmayacaktır.
– Kamu idarelerinin dış temsilciliklerinde görevli Türk vatandaşları
Kamu temsilciliklerinde görev alan Türk vatandaşlarının durumu da istisnalara tabidir; bulunduğu ülkede sürekli ikamet iznine sahip olan ya da o ülkenin vatandaşı olan Türk uyruklu personelden belirli şartlarla Türkiye’deki sosyal güvenlik sistemine dahil edilmeyenler bulunabilir.
– Gençlik ve spor faaliyetlerinde görevlendirilenler
Bakanlık tarafından gençlik faaliyetlerine belirli sürelerle görevlendirilen kişiler de istisnaya tabi olabilir; burada görevlendirmenin sürekli bir ilişkiye dönüşüp dönüşmediği önem taşır.........
`

  • Related Posts

    TCMB, bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlıyor

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 1 Mart 2026 tarihinde ara verilen bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlanmasına karar verildiğini açıkladı. TCMB’den yapılan “Türk Lirası Likidite Yönetimine İlişkin Basın Duyurusu”nda,…

    Modern Erkek Saç Kesimi ve Profesyonel Berber Hizmeti

    Erkek bakımında doğru saç kesimi, yalnızca saçların kısaltılmasından ibaret değildir. Yüz şekline, saç yapısına, kişinin tarzına ve günlük yaşamına uygun bir model seçmek; görünümü tamamlayan en önemli detaylardan biridir. Deniz…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    You Missed

    AKP’li vekilin makam aracı kazaya karıştı

    AKP’li vekilin makam aracı kazaya karıştı

    TCMB, bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlıyor

    Oyun konsollarında zam krizi derinleşiyor

    Oyun konsollarında zam krizi derinleşiyor

    Baykar ve T3 Vakfı’ndan Yerli Geliştirme Kartı

    Baykar ve T3 Vakfı’ndan Yerli Geliştirme Kartı

    Türkiye’nin Milli Uçak Gemisi 2027’De Denize İndirilecek

    Türkiye’nin Milli Uçak Gemisi 2027’De Denize İndirilecek

    ANKA-3’ün Yeni Konfigürasyonu Üretimde

    ANKA-3’ün Yeni Konfigürasyonu Üretimde